MUTLU ÇOCUK YETİŞTİRMENİN 10 SIRRI

Günümüz çocukları çok zeki, sorgulayıcı ve önceki kuşaklara hiç benzemiyor. Bu benzersizliğe rağmen ebeveynler ya kendi otoriter yetiştirilme yöntemlerini çocuklara uyguluyor ya da tüm kontrolü onlara bırakıyorlar. Her iki tutumun da sorunlara neden olduğuna dikkat çeken Yaşam Tasarım Merkezi’nden NLP Uzmanı ve Öğrenci Koçu Oğuz Akyıldız, mutlu çocuklar yetiştirmek için 10 öneride bulundu.

Bugünün çocuklarının mutlu olmasıyla önceki kuşaklardaki çocuklar arasında farklar gözlemliyor musunuz? Mutluluğa bakış ve mutlu olmayı belirleyen faktörler değişiyor mu?

Çok belirgin farklar var. Öncelikle eski kuşaklar çok daha kabullenici, bir bakıma kaderciydi, ne denirse kendilerine uygunluğunu sorgulamadan doğru kabul etmek eğilimindeydiler. Şimdiki gençlik çok daha farklı, onlar daha şüpheci ve sorgulayıcı, bu çok iyi bir özellik, her şeye anlam katmaya çalışıyorlar. Onlara verilen hiçbir şeyi olduğu gibi kabul etmiyorlar, eğer kendilerine uyduramazlarsa da kabul etmiyorlar. Anne babalarla yaşanan en büyük iletişim sorunları da buradan kaynaklanıyor.

Şimdiki çocukların mutluluk faktörleri daha çok kendileri ile ilgili, yani ebeveynlerininki gibi değil. Bu bencilce gelebilir ama aslında hiç değil. Buradaki asıl sorun çocuğun kendini tanımaması, kim olduğunun farkında olmaması. Çocuk mutlu olmak istiyor, ebeveynler ise genelde çocuklarının kendilerine benzemesine çalışıyor. Şimdiki çocuklar için para ve başarıdan ziyade kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir hayat daha anlamlı…

Ebeveynler Ya Kontrolü Çocuğa Bırakıyorlar Ya Da Çok Baskıcılar…

Anne babaların çocuklara yaklaşımında neler gözlemliyorsunuz?
Günümüzde sık rastlanan iki ebeveynlik tipinden bahsedebiliriz. İlkinde, özellikle çalışan ebeveynler, çocuklarına yeterince vakit ayıramadıklarını düşündükleri için beraber geçirdikleri zamanı tamamen onların kontrolüne bırakıyorlar. Çocukları ne isterse onu yapıyorlar, dahası istedikleri her şeyi satın alıyorlar. Bu durum çocukların şımarık davranmasına ve sosyal ortamlara girdiklerinde sorunlar yaşamalarına neden oluyor. Ayrıca, her istediği yapılan çocuğu sorumluluk sahibi yetiştirmek zorlaşıyor. Çocuk her şeyin kendisi için hazırlanmasına alışmış oluyor.
Diğer ebeveynlik modelinde ise bunun tam zıddı olarak anne babalar çocuklarını son derece baskıcı bir şekilde kendi çizgileri doğrultusunda yetiştirmeye çalışıyorlar. Elbette her iki durum da son derece sakıncalı… Sürekli baskı gören çocuk, bir noktadan sonra ailenin doğru yönlendirmelerini de reddediyor. Sağlıklı bir iletişim ve paylaşım mümkün olamıyor.

Çocuk Kendi Cevaplarını Kendisi Bulmalı

1. Çocuğunuza güvenin, onu olduğu şekilde kabul edin ve her türlü seçimine saygı duyun.
Ona güvenir ve saygı duyarsanız o da kendisine ve çevresine karşı güven, saygı ve duyarlılık hissedecektir. Sadece yaşı küçük olduğu için sizin düşüncelerinizden farklı seçimleri olması, her koşulda bunların yanlış olduğunu göstermeyecektir.

2. Onu kendinize benzetmeye çalışmayın.

Onlar size rol model olmaya çalıştıkları için siz de kendi anne-babanızın yolundan gitmeyin. Hatırlayın, siz bundan hiç hoşlanmamıştınız, o halde aynısını kendi çocuklarınıza yapmayın. Sizin için doğru olanlar çocuklarınız için doğru olmak zorunda değil, çünkü o sizden tamamen farklı bir birey.

3. Çok küçük yaşlardan itibaren ona irade kazanma yolunda sorumluluk verin.
En başta kendi hayatının sorumluluğunu... Herkes hayatından kendisi sorumlu, sizin ebeveynlik göreviniz onun hayatının sorumluluğunu almak değildir, bunu unutmayın. Çocuk kendi hayatının sorumluluğunu alırsa hayatla barışık olur, olanlardan başkalarını sorumlu tutmaz. Hayata endişe ile bakarak hatalarından korkmaz, onlardan ders çıkartmasını öğrenerek bir daha olmamasını sağlar.

4. Çocuğunuzun gerçek özbenliğinin ortaya çıkmasına çaba sarf edin.
Anne babanın birinci görevi çocuklarının içindeki cevherin ortaya çıkmasına yönelik rahat ve huzurlu bir ortam sağlamaktır. Mutlu ve tatminkar bir hayatın temeli kişinin kendini tanımasıyla başlar, onun için çocuğu yönlendirmeden ve sabırla kendi gerçeklerinin, yeteneklerinin, kısacası kendi yaşam “öz”ünün ortaya çıkmasına zemin hazırlayın.

5. Ona cevaplar değil, sorular verin.
Hayat doğru cevaplarla değil, doğru sorularla ilgilidir. Doğru cevap yoktur, sadece o kişiye özel cevap vardır, bu da ancak kişiye özel sorgulamalarla ortaya çıkacaktır. Ona cevaplar sunmaktansa çocuğunuza soru bilincini aşılayın, onu doğru sorularla yönlendirin, ancak bu şekilde çocuğunuz kendine özel cevapları keşfederek hayatı doğru şekilde anlayacak ve yaşayabilecektir.

6. Hayatı bir öğrenme süreci olarak çerçeveleyin.
Çocuğunuza hayatı, sürekli peşinden koşulacak hedeflerin olduğu sonuç odaklı bir yolculuktan ziyade, her anından keyif alınması gereken ve her durumda öğrenilecek dersler sunan bir serüven olarak görebilmesine yardımcı olun. Hayat aslında sadece “şu an”da gerçekleşiyor, onu hiçbir zaman kaçırmamasına liderlik edin.

7. Sevgi ve güç aşılayın.
Çocuğa özellikle anne tarafından sunulan sevgi sonsuz olmalı ve asla koşula dayandırılmamalıdır. Çocuk bu sevgiden hiçbir zaman şüphe duymamalıdır. Baba ise çocuğu hayata hazırlamada güç, otorite ve adaleti temsil etmelidir. Sağlıklı psikolojiye sahip çocuk ebeveynlerin uygun rolleri oynadıkları bir ailede yetişebilir.

8. Sadece aklına değil, duygu ve sezgilerine de güvenmesine ön ayak olun.
Özellikle hayatı ile ilgili önemli kararlarda ona yardım edecek olan sezgilerine güvenmesine yardımcı olun. Karşılaşacağı problemlerde sadece aklını kullanarak değil, duygularına ve sezgilerine de güvenerek çözüme ulaşmasına destek olun. Akıl genellikle fayda sağlama peşinde koşarken sezgiler ruhunuzun sesini duymanızı sağlar.

9. Çocuğunuzla kaliteli zaman geçirin, onu gözlemleyin.
Ona verebileceğiniz en değerli hediye, onun kendini keşfetmesini sağlamaktır, onunla bu doğrultuda vakit geçirin. Duygu ve hayal dünyasını geliştirmeye çaba sarf edin, yeteneklerine ve ilgi alanlarına odaklanmasını sağlayın, çocuğunuz ancak bu sayede kendi hayatı ile ilgili gerçeklerin farkına varmaya başlayabilecektir.

10. Onu eleştirmeyin, suçlamayın, yargılamayın.
Bu onun her yaptığının doğru olduğunu kabul etmeniz anlamına gelmez, onun kendi hatalarının kendi farkına varmasına ve derinde yatan sebepleri keşfetmesine yardımcı olun. Hatalar ancak bu şekilde içselleştirildiği takdirde çözülebilir. Ceza ya da madalyonun diğer yüzü olan ödül psikolojisi, yapılan hataya anlam katamayacağından, çocuğun kişisel gelişimine hiçbir katkı sağlamayacaktır.

Adres : Şerafettin Sokak, Terzi Apt. No:19 D:1 Erenköy Telefon : 0216 369 80 64 e-mail : iletisim@oguzakyildiz.com.tr Oğuz Akyıldız / Armut.com Copyright @ 2015 Oğuz Akyıldız