MINDFULNESS

19 Şubat 2019

Bugün son dönemin popüler kavramı olan mindfulness’ı biraz açıklamak istedim. Aslında batılılar tarafından ortaya konmuş olan bu kavramın temeli tabii ki binlerce yıldır bilinen ve uygulanan doğu öğretilerine dayanıyor. Anda yaşam denen kavram ya da meditasyonun günlük hayata uyarlanmış biçimi olarak konumlandırmak mümkün mindfulness kavramını.

Bütün bu birbiri yerine kullanılabilecek kavramların temelinde “odaklanmak” yer alır, yani yaşamda o anda ne varsa ona odaklanmak. Odaklanılacak şeylerin içine hem dışımızda olup biten fiziksel olguları sokmak mümkündür hem de içsel süreçlerimizi, duygularımız ve hislerimiz gibi. Anda yaşamak demek anda olup bitene odaklanarak yaşamak demektir aslında ve odaklanırken düşünceye değil sadece farkındalığa ihtiyaç vardır. Aklımız sadece düşünceyle işlev görebilir, düşünce de lisanla, konuşma kabiliyetimizle şekillenebilir ama bunlar son derece kısıtlı bir bakış açısını tarif eden algılardır.

Ne yazık ki insanlık odağını fazlasıyla vücudunun üst kısmına, baş bölgesine, düşünme merkezi olan aklına odklayarak yaşamayı öğrenmiştir. Herşeyi aklıyla algılayıp, anlamaya, kritike ederek algılamaya çalışır ama bu yeterli kalmaz. Hayatı bütünsel olarak algılayabilmek için, dikkatimizi baş bölgemizden bedenimizin tamamına yaymamız gerekir. Tamamına derken hem dışsal hissiyatı kastediyorum, yani 5 duyumuzla gördüklerimize, duyduklarımıza, dokunduklarımıza, kokladıklarımıza ve tattıklarımıza ve nefesimize odaklanmak, hem de içsel duyguları kastediyorum, olaylar karşısındaki duygularımızın farkındalığı, duyguların net bir şekilde tarif edilmesi, duygunun bedende nerede kendini fizksel olarak hissettirdiği ve onu tanımlayabilecek tüm fiziksel ögeleri tanımlayabilmek ve tabii tüm duyguların geçici olduğunun farkında olmak gibi.

Yani mindfulness durumuna örnek vermek gerekirse, örneğin yürüyorsanız, bedeninize ve etrafınıza odaklanarak yürümek gibi. O anda yaptığınız iş yürümekse dikkatinizi odağınızı ona vermek gibi. Yürüme eyleminin beden farkındalığına varmaktır, yürürken bnacaklarınızdaki ayaklarınızdaki kasların hareketlerinin farkına varmak, nefes alış verişinizi fark etmek, etrafınızda neler var, ormandaysanız ağaçları görmek, kuşları duymak, çiçeklerin kokusunu almak gibi. Şehirdeyseniz arabaları, insanları fark etmek onlara dikkat etmek gibi. Bunlara odaklanıp algılamak için düşünmeye gerek yok. Ya da yemek yiyorsanız yemeğin tadına kokusuna odaklanmak, kitap okuyorsanız okuduğunuz kelimelerin oluşturduğu hikayenn bütünlüğüne odaklanmak, çalışıyorsanız her ne yapıyor olursanız olun yaptınız işe kendinizi tamamen vererek odaklanmak gibi.

Eğer yemek yerken ertesi günkü toplantıyı düşünüyorsanız, ya da yürürken aklınız geçmişte yaptığınız hatalarla boğuşuyorsa, orada mindfulness dan söz etmek mümkün değildir. O durumda bilinç yoktur, hatta yaşam yoktur, düşünce hem de hiç ihtiyaç ve bilinçl bir seçim yokken yönetime geçmiştir.

Biri size bağırdığında oluşan duygunun farkındalığında olmak, onun 10 saniye evvel orada olmadığını ve bir süre sonra yine orada olmayacağının rahatlığında olmak gibi. Ya da o an kızgın mısınız, üzgün mü yoksa korkmuş mu? Bu ayrını net olarak içinizde yapabilmek de yine mindfulnessa örnek verilebilir.

Kısacası mindfulness odaklanmak demektir, o an yaptığınız işe, kendinize, yaşama saygı göstermenin tek yolu budur. Ve gerçekten başarılı olmanın yolu da bu değil midir? En üst seviyede odaklanmak. Ama maharet bunu hayatın her anına yaymaktır, sadece final maçının son topuna odaklanmak da değil. Oradaki dikkati hayatın her anına yayabilme becerisidir.

Ve tabii burada bir konuya dikkat çekmek gerekir. İnsan tasarımı gereği bir anda sadece bir şeye odaklanabilir. Diyebilirsiniz ki, ben araba kullanırken telefonla konuşabilirim. Hem de her ikisini de mükemmel şekilde yapabilirim. Orada aslında sizin dikkatiniz telefon görüşmesindedir, arabayı otomatik pilot yani bilinçaltı kullanmaktadır. Araba kullanmayı öğrenmişsinizdir yani bilinçaltına araba kullanma programı yüklenmiştir, artık ona dikkat etmek gerekmez. Düşünsenize araba kullanmayı yeni öğrenirken telefonla konuşabilir miydiniz? Hayır. Ya da araba kullanma konusunda tecrübelisiniz ama hiç bilmediğiniz bir yolda navigasyonu takip ederek sokaklara saparak bir yer arıyorsunuz. Telefonla konuşabilir misiniz? Yine hayır. Çünkü bilinçaltı araba kullanmayı biliyor ama yolu bilmiyor ve yola odaklanmak zorunda aynı anda telefonla konuşamazsınız. İşte hayata da aynı ciddiyetle, her ana aynı dikkat ve odaklanma ile yaklaşabilme sanatıdır mindfulness.

Telefon : +90 (216) 369 80 64 E-mail : iletisim@oguzakyildiz.com.tr Copyright @ 2015 Oğuz Akyıldız